Corona (Covid-19) Virüsü ile Yaşamak Mümkün Mü?

24 Beğeni 1 Yorum

Tüm dünyayı saran Korona (Covid-19) virüsü, hiç istemediğimiz halde ne yazık ki Türkiye’yi de etkilemeye başladı. Sağlık Bakanlığı’nın durumu erken fark edip gerekli tedbirleri almasına rağmen bu tehlikeli ve bulaşıcı virüsten kaçınmak mümkün olmadı. Millet olarak zor zamanlar geçirdiğimiz şu günlerde otoritelerin uyarılarını dikkate almalı ve “Evde Kal” ikazlarını dikkate almalıyız.

Çünkü artık hepimizin malumu ki Korona’dan kaçış yok ve eğer gerekli tedbirleri almazsak hem kendi sağlımızı hem de sevdiklerimizin sağlığını tehlikeye atabiliriz. Ancak ümitsiz olmamak gerekiyor. Değerli Sağlık Bakanımız Prof. Dr. Fahrettin Koca’nın dediği gibi “Hiçbir virüs, alacağımız tedbirlerden daha güçlü değildir” ve “Hayat Eve Sığar”

Biz de bugünkü yazımızda hem kendi sağlığı hem de toplum sağlığı için evinde kalan gençlerimize söz vermek istedik. Onların bu zorlu süreci nasıl atlattıklarını ve evlerinde neler yaptıklarını sizlere fikir olması açısından paylaşıyoruz.

Şimdi sözü; sitemize konuk yazar olmayı kabul eden ve görüşlerini bizimle paylaşmaktan çekinmeyen Sevde Kalkandelen’e bırakıyoruz…

KARANTİNADA BİR GÜN

Merhaba;

 

Karantina günlerini benim gibi verimli geçirmek isteyenlerdenseniz bu yazı tam size göre ya da verimli geçirirken bile kafayı yiyenlerdenseniz?

Kendime mükemmel bir plan yaptım, her saati dopdolu olan… Öyle dopdolu ki, gerçekten evin içinde oradan oraya koşturuyorum. Sürekli meşgulüm. İnsanın canının sıkılmasına vakit kalmıyor.

Sonra baktım ki, hiç öylesine oturup dinlenmeye vakit ayırmamışım. Hani insan bazen hiçbir şey yapmadan öylece oturmak ister ya… İşte bunun için vaktim yokmuş.

Ben de saldım planları. Tabii bazılarını yaptım ama insanın yapmak zorunda oldukları var ya bir de… Onları yapmayınca kendini suçlu hissediyorsun. Sürekli omuzlarında yük oluyorlar.

Hele bir de şey var; bu kadar yoğunken bile, kafana takılan düşünceler. Sonra düşünürken hiçbir şey yapamamak… Sinirinin bozulması hem kahkaha hem ağlama krizinin ikisine birden girmek, en olmayacak şeye duygulanıp ağlamak… Dışarı çıkamamanın verdiği can sıkıntısı, üzüntü. Ne bileyim ne biçim insanlarız? Belki de kendimize katlanamıyor olabiliriz. Ama başkalarının bize katlanmasını bekliyoruz. Sadece beklemekle de kalmıyor bunda ısrarcı oluyoruz.

               Ben de ne yazacaktım, konu nerelere geldi iyi mi?

Biraz da planımdan bahsedeyim sizlere;

Arapça-Türkçe kitap okumak ve ailecek film izlemek, planın ana konularını oluşturuyor. Bunları atlamadan yapıyorum. Sonra dilci olduğum için YDS (yabancı dil sınavı) çalışıyorum. Spor yapmaya ve yemek yemeye mutlaka vakit ayırıyorum 🙂 Ailecek kitap okuma saatimize özen gösteriyoruz. Bazen piyano çalışıp bazen dikiş dikiyorum.

Bunları yaparken, bağımlı olduğum Türk Kahvesi’ni içmeyi asla unutmuyorum. Mealli Kur’an-ı Kerim okuyorum ve bu bakış açımı gerçekten değiştiriyor. Son olarak da yatmadan önce tüm vaktimi internete harcıyorum. Evet bu vakti de aslında kısıtlamam gerekli çünkü çoğunlukla boş şeylere dalıyorum. Bu vaktimi yazı yazarak geçirmem daha mantıklı.

 

Gerçekten kendi hayatına göre bir plan oluşturmak isteyen olursa, plan yapmada çok iyiyim yardımcı olabilirim 🙂

Saçma şeyler düşünmeden, psikolojinizi bozmadan, huzurla kalın…

          Sevde Kalkandelen

İlgilenebileceğin diğer başlıklar.

Yazar Hakkında: Trisilanlari

1 Yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.